Bayramiç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bayramiç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2012 Perşembe

Kurs Duyuruları, Bayramiç

Bu sene Türkiye'de gerçekten kaçırılmayacak kurslar var. Eğer paramız olsa karbon ayak izimizi önemsemeden uçağa atlar gelir, sonra da geri dönerdik.. :) Bu kursların bir kısmına, geçen sene bizim de organizasyon ekibinde çalışma fırsatı bulduğumuz Bayramiç-Yeniköy ev sahipliği yapıyor. Giderseniz, bizim yerimize de deneyimleyin..



Aralarında kaçırdığıma en çok üzüldüğüm bu ilk kurs, 23 Nisan - 6 Mayıs tarihleri arasında düzenleniyor. Ekip çok sağlam. Penny Livingston gerçekten inanılmaz bir kadın. Kaliforniya'daki 'Regenarative Design Institute' web sayfasına bakarak bilgi alabilirsiniz. Dünya'ya güzel tohumlar ekmek için insanı çok motive eden, harika bir öğretmendir. Türkiye Permakültür Enstitüsü'nün kurucusu Mustafa Bakır'ın da eğitmen kadrosunda olduğu ekipte, asistan olarak Hira ve Bostancık'tan Pınar da var. Gerçekten kaçırdığımıza çok üzülüyorum..

Filiz Telek'in yeni eklediği  Penny'nin güzel videosu:



Balıkçı Mustafa'nın yaptığı harika işlerden biri olarak bu sene de Tohum Takas Şenliği düzenleniyor. Yerel tohumlar gerçekten çok önemli. Kendi evinizde de yetiştirebileceğiniz temiz gıdaların tohumlarından edinmek için katılmanızı öneririm. :) Sanırım bu harika afişin çizeri de Didem Çivici.



 Son olarak, geçtiğimiz sene bizim de katılma şansı bulduğumuz, her anlamda hayatımın en güzel anlarını yaşadığım doğal yapı kursu bu sene tekrar düzenleniyor. Hatta afişte bizim de resimlerimiz var. :) Yine Penny ve Janell'in eğitmenliğinde. Geçen seneki deneyimimizi, Bayramiç - Ekomimari başlığı altında yazmıştım daha önce, bakmak isterseniz. Aynısı düzenleniyor olsa da, Türkiye'de olsam kesinlikle tekrar deneyimlemek istediğim bir etkinlik.

Kurs tanıtım videosu da Sevil Baştürk'ün ellerinden tazecik:)


Biz gidemiyor olsak da, kurs notlarını şimdiden dört gözle bekliyoruz. Bizim yerimize de evrene güzel tohumlar atın, ateş başında çoğalın. :) Enstrumanınızı da yanınızda getirmeyi unutmayın!

Tüm bu etkinliklerin gerçekleşmesinde çok emek veren Mustafa Alper Ülgen ve diğer Yeniköy üyelerine, Filiz Telek'e, Sevil Baştürk'e ve tüm Muratlar köylülerine teşekkürü borç biliriz..:)

Ayrıca Bayramiç'in harika kuşlarına, tüm hayvan çeşitliliğine, özellikle köpek ve kedilerine çok selam olsun..



11 Aralık 2011 Pazar

Bayramiç'te Yaşam

Buluşma sonrası, Emre ile şimdiye kadar planlı olan yol programımız da bitmiş oldu. Havalar çok sıcaktı, yorgunduk genel olarak ve pek nereye gideceğimizi bilemiyorduk... Mustafa'nın yanında Bayramiç'te rahattık, para durumumuzda pek iyi değildi. Mustafa, Sevil, Filiz, Dilan ve Timuçin ile beraber neredeyse 3 hafta kadar kaldık orada.

Foto: Dilan Yalçın

Mustafa gerçekten çok beğendiğim bir karakter. Hayattan zevk almasını bilenlerden, yanındayken insanı iyi hissettirenlerden. Vakti olunca, inanılmaz güzel yemekler pişiriyor. Yediklerimizin arasında kurutulmuş patlıcanla yediğimiz yemek inanılmazdı mesela. Sonra ondan özenip geçenlerde ben de yaptım, hiç alakasız birşey oldu. Onunki bol soğanlı, sanki şarap soslu et gibi acayip bir lezetti desem tarif etmiş olur muyum acaba?:)

Mustafalar..

Bayramiç'ten kurs dışında bahsetmedim sanırım. Yaklaşık 60 dönümlük bir arazi, 8 ortaklar yanlış hatırlamıyorsam. Ama orada yaz kış devamlı yaşayan bir tek Mustafa var. Permakültür adına gözle görülür sebze bahçesi dışında pek bir uygulama yok. Mıntıka planlaması, yağmur hendekleri, gri su sistemi, kompost tuvalet vs gibi yöntemleri şu an için göremeyeceğiniz bir yer.




Fakat beni en çok etkileyen, ve bugüne kadar gittiğimiz yerler içinde daha iyisini görmedik, yerel halk ile kurduğu ilişki çok güzel. Raşid amca, Ramazan abi ve eşi, Metin abi sık sık Mustafa sayesinde kendileri ile güzel sohbetler ettiğimiz, yerel halktan insanlardı oradayken biz.

Ramazan Abi ve eşi

Ramazan abinin kafa fenerine değinmeden geçemeyeceğim. Bir akşam ateş başında otururken uzaktan bir ampul gördük, bildiğiniz ampul. Yaklaşınca anladık ki bu Ramazan abinin kafa lambası. Ucunu da gömlek cebine yerleştirdiği minik aküye bağlamış, el yapımı kafa feneriyle geziyordu akşam karanlığında. :) Keşke fotoğrafını çekseydik, yaratıcı yurdum insanları..

Mustafa'nın kaz dağlarındaki altın madenleri çalışmalarına karşı yaptığı farkındalık geliştirme süreçleri ve onlarla bir olma halleri de çok önemli.Bayramiç ekibi, yerel halkın ürünleri için yıllık ekonomi yapıp onların ürünlerini satıyorlar. Ve halk kazandıkça bunu altıncılara karşı olumlu aktivizm olarak kullanıyorlar. Mis yani. Ürünlerinin fazlalığı ve bereketi yerel halkın da kendisine güvenmesini sağlamış. Bir de konuşma tarzından, onlarla iyi vakit geçirmeyi sevdiğinden herhalde, Mustafa bir çoklarımız gibi köylülerin görür görmez 'şehirli' sıfatını yapıştırdığı bir tip değil sanki mizacından dolayı. Gerçi ona da uzun bir süre Mustafa yerine İstanbullu demişler:) Zaten yerel halk genelde şehirli yerine nereden gelmiş olursanız olun, İstanbullu olarak adlandırıyor sizi:) Gittiğimiz yerler arasında yine en çok yerel sebze ve meyvayı mevsiminde tüketen yer. Her yerin, her şehirlinin çikolata, kahve, krema gibi zaafları var normal olarak. Mustafa dışarıdan yemek ve mevsiminde olmayan bir sebzenin tüketilmemesi konusunda çok katı. Zaman zaman hiç işime gelmeyen bir durum olsa da bu, çok beğendiğim özelliklerinden birisi. Yerel tohuma verdiği önem, ve herkesin güvendiği bir kişi olmasının yanında, tohum ambarında Victor'un bile tohumlarının olduğu geniş bir alan var. Yerel halk ile de paylaşıyor tohumları. Tohum takas şenliğine gidememiş olsak da, yine Mustafa'nın organizasyonunda gerçekleşen bir etkinlikti bu. Kendisi inşaat mühendisi olduğu için de, çok hızlı ve güzel bir şekilde dönüştürmüş eski yapıları. Kısacası permakültür uygulaması azmış, çokmuş şu aşamada çok önemli değil bence. Adamın gönlü geniş, iyi şeyler yapmak için elinden geleni yapıyor. Herkesi bir arada toplayabiliyor. Altyapı da yetiyor bir şekilde. Mekan ve avlunun enerjisi ya da hep beraber yaptık bunu bilmiyorum, birbirine bağlıyor insanları. Sanırım ekip olarak maddi anlamda birikimleri de var. Yeni bir yer orası da. Bir sürü güzel şey gerçekleştirmek isteyen gelişim aşamasında olan bir yer. Ama gerçekten uygulama anlamında çok güzel buluşmalara ev sahipliği yapan, her şeye açık, bizlerle büyümek isteyen bir yer. Tek başına olduğu için, yerel halktan desteklerle çalışsa da her zaman yanına gönüllü çalışmaya gidebileceğiniz, her zaman kendisinden tohum, özellikle buğday isteyebileceğiniz bir yer. Kısacası kendisine, Bayramiç'e çok inanıyoruz ve güveniyoruz. 

Bayramiç de diğer köyler gibi gençlerin çoğunun köyü terk ettiği, hayvancılığın tükenmekte olduğu yerleden birisi. Orada yaşayan orta yaşlı ve yaşlı insanların iş gücü yetersizliğinden dolayı halleri üzücü. Yine de Ramazan abiler sayesinde, gittiğimiz bir çok yere kıyasla doğru düzgün taze süt bulabileceğiniz bir yer.


Bayramiç'te buluşma sonrası kalırken, sağlık anlamında bir takım sıkıntılar yaşadım. Yol'da kadın olmak üstüne yazılar yazıla bilinir.. Emre ile apar topar Çanakkale'ye gitmek zorunda kaldık ve annemden biraz destek istememiz gerekti. Orada kaldığımız iki gün çok korkunç geldi bize, hem şehir hem de benim durumlardan ötürü. Sonrasında koşarak Bayramiç'e geri döndük. Mustafa babasının rahatsızlığından ötürü onun yanına gitmişti. Sevil güzel yemekleri ile hem tembel bizlere hem de mekana baktı resmen.


Sevil Baştürk Foto: Dilan Yalçın


 Biz Çanakkale'ye giderken çadırımızı toplamıştık, gelince  sınıfta yatıp kalktık; çok keyifli olsa da, kendi çadırına ya da kendi özel alanına çok ihtiyacı olan, ekolojik yaşamaya çalışan bir kokoş olduğumu fark ettim. Sanırım hem alerjilerimin artık zorlaması sonucu, hem de geçirdiğim diğer sağlık nedeni ile keyifsizdim. İlk kez orada, hastane sonrası evimi ne kadar özlediğimi fark ettim. Tek ihtiyacım olanın sıcak uzun bir banyo yapıp, kendi yatağımda, Minör ile beraber birkaç gün uyumaktı... Keyifsizken ben yanımda kimseyi istemeyen bir karakterim. Öyle saklanacak bir odamın, içinde dolaşacağım bir yatağımın olmaması, gündüz yanmak, gece üşümek ve karasineklerin orduya dönüşmesi hali zorladı orada ciddi şekilde beni. Neyse sapıtmış hormonsal triplerimi Sevil, Dilan, Timuçin ve Emrecim idare ettiler. Ben de gitmeli gelmeli de olsa yavaş yavaş kendime geldim orada kaldığımız süre boyunca. Bir gün Sevil bize kıyak yaptı, araba kiralayıp Ayazma'ya gittik. Ayazma'nın cennet olmasını engelleyen mangalcılar yüzünden, Ayazma yolunda başka bir yerde şahane bir rakı ve alabalık ziyafeti çektik. Güzel, hisli, yoğun günler yaşadık beraber. Timuçin ve Dilanın kahkaları ile şenlendik. Sevil ile aile gibi olduk. Kalabalık ateş çemberlerinden bir avuç insan kalmıştık. Kaldıkça kaldık Bayramiç'te bir türlü gidemedik yani..






Foto: Dilan Yalçın

10 Aralık 2011 Cumartesi

Bayramiç, Yeniköy - Permakültür Buluşması


Türkiye Permakültür Buluşması
21 Haziran'da Bayramiç'e geri döndük. 24-28 Haziran TPB için organizasyon ekibi olarak çalışmaya geldik. İlk kez böylesine büyük bir organizasyonda çalıştığımızı anlatmama gerek yok herhalde. :) Beklenen kişi sayısı 120 idi. Mustafa, Filiz, Sevil, İlknur, Timuçin, Didem, Dilan, Emre ve ben organizasyon ekibi olarak, ev sahipleri dışında erken gelenlerdik. Üç günlük sıkı bir çalışma ile temizlik, bulaşık, yemek, ve program akışını düzene sokmaya çalıştık. Mustafa'nın iyi niyeti ve pozitif enerjisi, Sevil'in organizasyon tecrübesi sık sık destek oldu bize.



   TPB 2011 Facebook Fotoğraflarından

Değişik bir tecrübeydi bizim için. Zaman zaman bir takım kafa karışıklıkları yaşadık organizasyon ile ilgili. Bizden ne beklendiği, ne yapmamız gerektiği konuları hakkında.. Ekipte birinin enerjisi düşünce, 'benim yüzümden mi' gibi düşünceler yordu beni zaman zaman. Sonuçta genel temizlik, düzen konuları dışında bize birşey söylenmeden insiyatif alacak, konuşma çemberlerini yönlendirecek kadar deneyime sahip değildik ve hiç o tarz girişimlerde bulunmadık.. Bir önceki buluşmadan ve 17 saatlik yolculuktan da yorgun düşmüştük. Ben sürekli gereksiz bir şekikde Ekomimari'deki birlik hali ile kıyaslayıp durdum buluşmayı. Halbuki amaç ve hedef ekomimari gibi tek bir konu üzerine olmadığı için 120 kişinin aynı şekilde bütünleşmesini beklemek saçma idi. Üstelik bu bir ilkti, ve permakültürü bilmeyen, öğrenmeye gelen insanlar da vardı. Aslında ilk iki gün Permakültür sertifikası olmayanlara, son iki güne ise konu ile ilgili insanların devam edeceği şekilde tasarlanmıştı buluşma. Ama öyle olmadı tabi, gelen kaldı. 
Çok güzel insanlarla tanıştık, uzun zamandır görmediğimiz bir sürü dostumuzu gördük. Kimilerinin orada olacağından haberimiz yoktu, tanıdıklar çoğaldıkça sevindik. Gizli çadır alanımız, esas kamp alanı oldu. :) Ama tüm komşularımız Erdek'ten, Kazdağları'ndan, eskilerden tanıdığımız dostlar olduğu için keyifli oldu. İnekler, mekan kalabalık olunca, biz orada kalırken saklandılar bizden..
Bu arada Bayramiç'in baykuşları başta olmak üzere, Ekomimari'de kolektif aşk kafasından nasibini almış eşek, kedi, köpek tüm hayvanlar hamileydi.. Eylül gibi de hepsi mıncırmalık yavrular doğurdu. :)
Türkiye'de Permakültür ve ekoloji anlamında ciddiyetli şekilde enerjisini koyan, bizim için çok önemli ve iyi niyetli insanlarla göz göze geldik. Bunun yanı sıra, kendi organik çiftliğinin reklamını yapmaya gelen de vardı, yere izmarit atanlar da, kağıt çöpüne pil atanlar da.. Genel olarak ilk buluşma için her şey sorunsuzca aktı. Alt yapının 120 kişiyi sorunsuz kaldırması bile büyük başarıydı. Açık alan teknolojisi uygulandı. Bence doğru bir teknik olsa da her an sorunsuz işleyemedi. Kısacası aslında gözle görünür bir sorun olmasa da, ikinci bir buluşmanın en azından permakültür giriş kursu alan kişilerin katıldığı bir buluşma olması gerektiğini, bu şekilde 'Türkiye'de beraber bu sistem uygulamaları adına neler yapılabilir'e daha çok odaklanma fırsatı doğacağını düşünüyorum. 
Takas, (tohum ve ürün) bilgi paylaşımı, permakültür platformunun geliştirilmesi gibi umut verici pek çok konu konuşuldu, uygulandı. Kısacası, herkesin tanışması ve fikir gelişimi açısından gayet başarılı bir buluşmaydı. Ben daha çok şey bekledim sadece.. Ve beklentiler her zaman yorar halini bir kez daha deneyimledim.
Her yerde olduğu gibi düzgün iletişimin önemi  hakkında sık sık düşündürücü anlar yaşadım. Kurs notları için: http://permacultureturkey.org/turkiye-1-permakultur-bulusmasi-toplanti-notlari/ Anlatmadığım diğer bir çok önemli konuyu, ve içeriği görebilirsiniz. Kurs notlarında gerçekten önemli, öğretici bilgiler var. 
Bu buluşmada da akşam bol sohbetli, ateş başında keyifli müzikli geçti. Bulaşık ve diğer işler hem bizim, hem de katılımcıların gönüllü yardımları ile ortaklaşa gerçekleşti. Kısacası güzel bir tecrübe oldu bizim için. Çok önemsediğimiz bağlantılar  kurmuş olduk. Konu ile ilgili olan hemen herkes ile tanışma fırsatımız oldu.. Az uyku, bol muhabbet.. Organizasyon ekibi içinde olma tecrübesi. Mis oldu. :) Bol bol toprakta çeşitlilik ne kadar önemli ise, insan topluluklarında da çeşitliliğin iyi bir şey olduğunu düşündük.
 İlknur, Didem, Filiz, Mustafa, Özlem ve Bayramiç'in diğer ev sahipleri, Sevil, Dilan ve Timuçin'e ayrıca şahane yemekler yapan Bayramiç yerlilerine selamlar olsun..



Geoff Lawton ile online bağlantı.


Kapanış Çemberi

                                                   Güneşin'den masallar

Tohum takası

                                                Manzarası güzel bulaşıkhane


Fotoğrafların hemen hemen hepsi, Türkiye Permakültür Facebook Grubu'na kimin koyduğunu bilmediğim buluşma fotoları albümünden alınmıştır.

9 Aralık 2011 Cuma

Bayramiç-Eko Mimari Kursu




EKOLOJİK MİMARİ ve DOĞAL YAPI ATÖLYESİ 
4-11 HAZİRAN 2011, BAYRAMİÇ, KAZDAĞLARI
Eğitmenler: Janell Kapoor-Penny Livingston 

Kolaj: Filiz Telek

    2 Haziran günü, ekolojik mimari ve yapı atölyesinde çalışmak ve öğrenmek üzere Bayramiç'e geçtik. Balıkçı Mustafa karşıladı bizi. Biz halihazırda olan çadır alanlarına mırın kırın edince, Mustafa sağ olsun bize esas yemek, tuvalet, eğitim alanından uzak ama inanılmaz keyifli, orman içinde bir çadır alanı gösterdi..

Maalesef, fotoğraf çekme tembelliğimiz yüzünden, size ne kadar şahane bir yerde uyuyup uyandığımızı gösteremeyeceğim. Sabah inanılmaz kuş sesleri ile uyanıp, arkasından Ramazan amcanın ineklerinin çan sesleri ve sonunda meraklı ineklerin sık sık kafasını çadıra sokma çabaları ile güne başlıyorduk.:) Ama inek yoluna çadır kuran da biziz tabii.. Bu sene bahar her yerde uzun sürdü. O yüzden haziranda da her yer yemyeşil ve çiçek doluydu.. Bu çadır alanında sadece 3 çadırdık. Yatmadan yatmaya gidebilmiş olsak da, bu alanda uyumak ve uyanmak gerçekten çok özeldi..
İlk gece Mustafa ve dünya tatlısı bir insan olan Güray sayesinde, kendimizi çok iyi hissettik. Ertesi gün, Penny, Janell ve Filiz geldiler. Bu kursun içeriği dışında, sonunda Filiz Telek, Mustafa Bakır, Mustafa Alper Ülgen ve Penny ile tanışmayı çok istiyordum. Kurs sonunda fazla güzel ve bizim için önemli insanlarla bağlantı kurmuş  olduk . :)
Penny, Janell ve Filiz geldiğinde 60 kişi için hazırlıklar bitmemişti, Filiz, Özlem, Mustafa, Güray, Dilan, ben ve Emre mekanı hazırlamaya çalıştık. O gece, Güray ve Mustafa oğlak pişirdi.  Ben daha çok şahane salata ve pilav ile ilgilendim. Nedense vejetaryanlardır diye düşündüğüm Penny ve Janell'in nasıl keyifle, iştahla ve elleriyle yemek yediklerine şaşırdım epey. Hatta Raşit abi, çatal ve bıçakla yemek yiyen bizlere,  'şu ecnebilerden öğrenin yemek yemeyi, bu eti elinle yiyeceksin', dedi. :) Permakültür camiası sandığım gibi otobur değil yani. Bu arada Bayramiç'in mutfak tasarımı bugüne kadar kaldığımız mekanlar içerisinde en iyisi.


Güray mutfakta
Foto: Dilan Yalçın

Bayramiç de ilk kez bu kadar kalabalık bir gruba hazırlanıyordu. Biz de heyecanlıydık haliyle, hem kurs, hem gönüllü çalışma işi nasıl olacaktı ki? Acaba tüm derslere katılabilecek miyiz diye düşünüyorduk. Ateş başına geçip Penny ve Janell'in söylediği şarkılar ve sohbetle bayağı rahatladık. Filiz, Mustafa, Güray, Sevil sağ olsun hem çalıştık, hem de hiç bir öğrenimden geri kalmadık. O gece Penny bize ilk kez A yey Moçi Namba' yı öğretti :) Sonra ekip marşımız oldu bu şarkı:) (Bilmeyenlere saçma gelse de kelimeler. :) Penny ve Janell'in enerjileri o kadar yüksekti ki, hepimizi birbirimize bağladılar resmen.



      Ertesi gün ekip alana gelmeye başladı. Birbirinden renkli, farklı, her yaş, her meslek ve her kesimden güzel insanlar geldi. O gece açılış çemberinde, ilk kez bu kadar iyi niyetli ve parlayan insanlarla olduğum için şükrettim. Ve bu şükranlık hali, bir hafta boyunca her an artmaya devam etti..
                                                                 
Foto: Dilan Yalçın

          Ve o andan sonra, günler geceler birbirine girdi.. Genel akış, açılış çemberi, sınıfta ders, arazide uygulama, öğlen yemeği hazırlıkları, yemek ve bulaşık, ortalığa çeki düzen vermek, öğleden sonra uygulamaları, akşam yemeği, bulaşık, akşam sunumları ve ateş başı müzik, sohbet, ve keyif ile geçti. Orada olmayanlara tarif etmesi zor bir kolektif aşk yaşadık bence. Herkes yüksek sesle ve içinden çamur ve toprak içinde kendi zihinlerine ve çevreye güzel tohumlar ekmek için birbirinden cesaret aldı. Filiz'in ekomimarideki organizasyonu çok iyiydi. Sevil de organizasyon ekibinin en renkli ve önemli karakteriydi herhalde. Her anlamda çok rahatlattı bizi, çok güzel anlar paylaştık beraber. Penny'nin ve Janel'in 60 kişinin 60'ına da öğretilen her şeye dokunarak, uygulayarak öğrenme fırsatı vermesi çok önemliydi. Mustafa Bakır, Andrew ve bir çok çevirmenin sayesinde, İngilizce olarak duyduğumuz her kelimeyi, Türkçe ikinci defa olmak üzere özümseme fırsatımız oldu. Julien de sürpriz olarak geldi ve bize saman balyası tekniklerini gösterdi. 


Foto Filiz Telek

Her yerde gülümseyen insanlar sayesinde zaman zaman bahar alerjisinin delirmesinden, ve beslenme biçimimizden kaynaklanan enerji eksikliğimi yükseltmek kolay oldu. Kısacası çok güzel tastamam bir kabile olduk. Diğer eko köyler ve derneklerin hikayelerini ve oluşum süreçlerini dinlemek de çok ilham vericiydi.  Buğday' Derneği'nden Güneşin Aydemir, Torak Ana'dan Cem Birder, ve Viranşehir'den Metin Yeğin, hikayelerini, amaçlarını bizlime paylaştı. Permakültür Enstitüsü'nden Mustafa Bakır dışında Mete Hacaloğlu da enstitü öncesi komün denemelerini ve gelişim süreçlerini anlattı.


Mustafa Bakır, Cem Birder, Balıkçı
Foto:Filiz Telek

Foto:Didem Çivici

Gönüllü çalışmak adına en çok her yerdeki gibi bulaşık yıkadık. 60 kişinin bardağı, çorba, 
yemek, tatlı tabağı derken bulaşık bitmiyordu hiç bir zaman. Ama 12 gönüllü olduğundan güzel bir akış vardı. Herkes günde bir kez bulaşık yıkayacak ve temizlik, düzen, vs. işlerden birini değiştirmeli seçecekti. Bu sayede kursun tamamına katılmış olduk ve hepimiz dönüşümlü olarak epeyce bulaşık yıkadık. Daha sonra  bahsedeceğim gibi, bulaşık düzeni permakültür buluşmasında öyle güzel oturtuldu ki, herkes bulaşık yıkamak ister oldu.. Tatlı krizlerimize yetişen Yasemen'e ve Mehmet beye, Sürekli gülme krizleri ile hepimizi keyiflendiren Zeynep ve Gülfem hanıma ayrıca teşekkürler. Toplulukta Açık Radyo'dan Melda Keskin ve Orient Expressions'dan Richard da vardı. Richard sayesinde acayip keyifli ateş başı dinletileri oldu.
Kısacası kimse için sıcak havanın, yağmurun, çamur içinde olmanın, tuvalet ve duş sırasının bir önemi olmadı, aksine daha da birleştirdi hepimizi. Çamurlu insanlar olarak, mutfağı batırdık sık sık. Güray her zaman başındaki kalabalığa, yemeğine karışanlara, mutfak düzenini bozanlara gülümseyerek karşılık verdi.. Filiz Telek'in kurs hakkında yazdığı yazı güzel bence bayağı. Bakmak isterseniz: http://surdurulebiliryasam.wordpress.com//?s=kus+yuvay%C4%B1+&search=Git

Kerpiç ve kerpiç tuğla yapımı, cob, slip straw, pajhereke, chorizo, şıkşıkı, saman balyası, doğal boya ve sıva teknikleri öğrendik. Hepimizin şehirlerdeki yaşam alanlarımızda kullandığımız pvc doğramalar, lamine parkeler gibi evimizin içinin bile kansorejen maddelerden oluştuğunu öğrendik.

Kurs notları çıkmak üzere.. Çıkınca ekleyeceğim buraya. Notlarda teknik bilgiler detaylı olduğundan sadece aşk halini yazmak istedim. Bu kursta hem çok yorulduk, hem çok şey öğrendik, hem acayip eğlendik, hem de bazı eski dostlarla karşılaşıp, bir sürü yeni dost edindik.. Tüm kurs ekibini sık sık sevgi ile anıyoruz..

Foto: Didem Çivici

Foto:Esra Tozun





Fotolar: Filiz Telek sanıyorum, bilgisayarımda isimsiz duruyorlar.


Kurs görüntüleri:

2011'de düzenlenen kurs videosu için:

2012'de ikincisi düzenlenen Eko mimari kursu videosu ve bilgileri için: